17.1 Yükledim DDE Fiyasko bu nedir yardım edin


(Mehmet Göktürk) #1

Merhaba
Büyük bir heyecanla 17.1 yükledim.

DDE geldi. ama neredeyse hiçbirşeyi yok. paket yönetici gibi birşey de yok.

programları nerden yükleyip kaldıracağız nereye sakladınız? 20 sene önceki fedorada hissettim kendimi şahsen. gerçekten yetersiz olmuş.

not: konsol komutu vermeyin.

göz doldursun diye oraya buraya ikon serpiştirmekle skin yazılmaz. saati koymuşlar wireless koymuşlar açma kapamayı ses ayarını oraya koymuşlar. çok kötü oldum ben şahsen. Kullanılabilir değil maalesef. TV arayüzü anca bu kadar olur. üzüldüm üzüldüm ve üzüldüm.

bi saattir arıyorum. ayarlar sadece ses ayarı wireless vesaire var. paketler ve config kayıp. yok… 1 saattir nasıl program yüklerim depoyu incelerim bakıyorum. YOK.

yok yok yok.


Wine ve Sudo hakkında
(Fatih Duman) #3

H9cam o zaman kolay gelsin. Bir an önce eksikleri tamamlayın. :grin:


(Muhammet) #4

(yazarı tarafından geri alınan gönderi, bildirilmediği takdirde 24 saat içinde otomatik olarak silinecek.)


(Plus Beau) #5

Sevgili Mehmet Bey,

On yıllık bir Linux kullanıcısı olarak ben de sizin duyduğunuz duygulara kapıldım.

Ancak her yeni bilgi yeni keşfetmeleri ve yeni tatları da beraberinde getiriyor.

Kızmadan önce keşfetmeye baksanız daha güzel olmaz mı? :slight_smile:

Alışmış olduğumuz düzenden kopamıyoruz. Yeniyi denemeye de korkuyoruz; ya kötü bişi olursa?.. diye…

Kendimizi güvende duyumsamak istiyoruz. Bunda da haklıyız.

(Üzerinize alınmayın lütfen) Genelde uzun okuma alışkanlığımız yok; bir tık ile her şeyi halletmek istiyoruz.

Halbuki emek verdiğimiz bilgi bize daha çok mutluluk verir.

Bu kadar felsefeden sonra sorularınıza gelelim.

Evet, DDE ortamı alışmış olduğumuz araç ve gereçleriyle gelmiyor varsayımsal olarak.

Paket indirip kurmak için önce Synaptic paket yöneticisini kurmak gerekiyor.

Ondan sonra işiniz kolay.

Varsayımsal olarak gelen Deepin Uçbirim aracılığıyla uçbirime girin (konsoldan korkmayın, yemez; valla yemez. Ben de ööle sanıyordum. Ancak ööle diilmiş. :slight_smile: )

Uçbirimde şu komutu veriniz:

sudo apt-get install synaptic

Size şifre (parola) soracaktır. Şifrenizi giriniz, ‘enter’ düğmesine basınız; hani sağ yanda üzerinde aşağıya doğru kıvrılan bir ok bulunan kocaman bir düğme var ya, işte ona basınız. DDE isteğinizi anlayacak ve yazılımı kuracaktır. :slight_smile:

Daha sonra ‘Başlatıcı’ dan Synaptic yazılımını açınız. Dilerseniz bölümlerden ya da yukarıdaki ‘arama’ bölümünden dilediğiniz yazılımı bulup kurabilirsiniz.

Kolay gelsin…

Ben de hâlâ keşfetmeye çalışıyorum bir on yıllık Linux kullanıcısı olarak.

Bir de, merak ettiğiniz konuları 'Forum’da arama düğmesiyle arayarak bulabilirsiniz. Konunuzla ilgili madde bulamazsanız, sorun, kesinlikle buradaki gönüllü dostlar size yardımcı olacaktır.

Keşfettikçe tadına varacaksınız.

Esenlikle…


(Mehmet Göktürk) #6

Sevgili Plus Lepus :slightly_smiling_face:

Ben kendimi çok rahat kurtarırım. Türkiyede burdaki arkadaşlar kısa pantolonla gezerken ben Sun Openwindows sistem admini idim.

Mesele bu değil. Yukarıda diğer arkadaş sisteme birşey ekleme özgürlüğünden bahsetmiş. Modern bir işletim sisteminden bahsediyorsak amaç bu değil. Amaç işimizi yapmak. Linux camiası ne çektiyse Bohem düşünenlerin yüzünden çekiyor.

Synaptics bir paket yöneticisi ve fakat o bile profesyoneller için.

Ubuntu ya geçtim dün o makinede. yazılım merkezi diye şak diye bir uygulamayı tam ortaya koymuşlar.

O kadar gözlerimiz kör olmuş ki buradaki serzenişlerimi bertaraf etmeyi amaçlamaya başlamışsınız.

20 yıldır kullanıcı arayüz konusunda çalışıyorum akademisyenim. Öncesinde hem unix hem diğer sistemler hem PC hem Mac hem Newton vb hem de mikroişlemci makine kodu seviyesinde yazılım geliştirdim çalıştım. Hala da kod yazarım. Yurtdışındaki alan adları ve sitelerimi yönetmek için 25 senedir şu an centos olan linux sunucum var. ilk kiraladığımda redhat 2.2 idi. gece yarısı saldırı engelleme scriptleri ile boğuştum çok sefer.

Ama olay bu değil. bana verilecek yanıt bu değil.

Biraz özeleştiri yapın.

Fatih Bey: eksikleri tamamladım Ubuntu indirdim rahata erdim.

mesela basit bir örnek: kurulumda LVM kelimesi geçiyor. Pardus kurulumunda LVM nin ne olduğunu söylemez iken (kebap mı). Ubuntu parantez içinde açıklamış.


(Fatih Duman) #7

Ubuntu kuracaksak pardusa ne ihtiyaç var.


(Sercan ERGİN) #8

ben sadece şu kadarını beklentili-yorum … :slight_smile: Son kullanıcıya tamamen yeten/yeterli bir pardusun olması talebi :slight_smile: teminal kullanımını minimuma indirgemek olayı… bu kadar


(Ali KOCA) #9

Merhabalar;
Eğer parantez içinde yazsa (kepab olmadığını veya ne idüğünü) kullanıcı sistemini LVM üzerine kurabilecek mi? Ufak izahatlar bütün sorunları çözecek mi?
Çok kıymetli hocam bu kadar keskin köşeyle müsbet bir iş yapmak, hata düzeltmek mümkün değil diye düşünüyorum.
Sizin gibi kıymetli hocalarımızın biraz daha yumuşak ve yapıcı yaklaşması hepimiz için iyi olur gibi…

Selamlar.


(Metin Zorlu) #10

Terminal, bazı basit işler için çok korkunç ve karmaşık değil aslında. Girilen kodlar bir satırı geçmez, temel işler için.

  • Yazılım kurma, güncelleme, kaldırma
  • Dosya silme, taşıma, kopyalama
  • Yeni dizin ekleme, kaldırma
  • Dizinlerde dolaşma
  • Arşiv açma

Hemen aklıma gelenler. Kısa, hızlı ve açık bir anlatım videosu bu temel işleri öğretmeye kâfî gelecektir. Böyle bir video tahminen en fazla 3-4 dakika sürer.


(Sinan) #11

Bu forumdaki arkadaşlar bilgisayarı çok iyi kullanan insanlar. Bu tip kişiler için terminal ortamında komut yazmak çok daha pratik, hızlı, ne bileyim etkili olabilir. Şahsen bana da zevkli geliyor, öğrenmeye çalışıyorum. Fakat normal kullanıcı da işler çok değişiyor. Okulumuzdaki öğretmenlerden bazıları yazılı kağıtları hazırlarken şıkları alt alta düzgün şekilde yazmak için bile yardım talep edebiliyorlar. Onlar için siyah ekran demek bozuk bir bilgisayar ya da işletim sistemi demek. Halk tabanına hızlı yayılması için grafiksel kullanımı arttırılmalı bence. Tabi bu konununun zor bir iş olduğunu biliyorum, geliştirici arkadaşlara tüm çabaları ve gayretleri için minnettarım. Allah azim ve gayretlerini arttırsın.


(Devrim Mehmet Pattabanoğlu) #12

Teşekkürler bu kelime o kadar işime yaradı ki anlatamam, paket programları uç birim ile yüklemeye çalışıp delleniyordum açıkcası bende bir paket yükleyici yok sanmıştım. Şimdi fark ettim sayenizde teşekkürler.


(Mehmet Göktürk) #13

evet çözer. Ben uzun bir müddet bekledim. Bekledim ki kullanıcı dostu olmak, insanları forumlarda dolaştırmamak hedeflensin. Ancak maalesef bir el bunların yapılmasını sanki engelliyor. Pardus sanki hep hobi amaçlı ve profesyonellerin elinde olacakmış gibi davranılıyor. Ölçüyü ben kaçırmıyorum. eski mesajlarıma bakın savundum savundum. hala savunuyorum. Ancak eski linuxcu davranışlarından kurtulmazsak Microsoft bize daha çoook güler. Kıs kıs güler. Evet Ubuntu yükledim. Çünkü işimi görmek amacındaydım. vesile ile Ubuntu sitesinin ve yazılımların nasıl organize edildiğini, bizim pardusu kamu için nasıl hazırlamamız gerektiğini yeniden düşünmeniz için herkesi çalışmaya davet ediyorum. Biraz inceleyin. Fildişi kulemizde dpkg yapıp durmayalım.


(Ali KOCA) #14

Merhaba;
Hocam ubuntu üzerinde çok tecrübem yok.
O sebepten şunu öğrenmek isterim: Pardus 17.1 Xfce dağıtımında olmayan veya işinizi kolaylaştıran neler var.
Gerçekten merak ediyorum.
Sonra isteyen paket yükleyici arayüzünü kullansın. İsteyen “dpkg” kullansın. Bu kullanıcıya bir tekliftir. “dpkg” kullanmak istemeyebilir. Neticede kullanıcıya “dpkg” kullanması cebredilmiyor.

Selamlar.


(Mehmet Göktürk) #15

Bağcı dövmek herhalde burada linux camiasında moda. Ne dediğim tamamen anlaşılmasına karşın karşı tutum neyi ispatlamaya çalışıyor ki? Biz savunmuyor muyuz pardusu?

isteyen dpkg isteyen paket yükleyici kullansın yok. bi kere paket yükleyici yok. ikincisi sinaptik yükleyici profesyoneller için.

benim hatırım için bi Ubuntu yükle ve yazılım merkezini aç. Kurumsal kullanıcılarımıza ve türkiyeye özel birçok yazılım önceden hazır linklerle yüklemeye hazır gelebilir.

Dersin ki bu dediğinizi anlamadım. yapacak birşey yok. dpkg make devam :slight_smile:


(Mehmet Göktürk) #17

polemiğe isterseniz girelim ama yararsız olur.


(Muhammed YILMAZ) #18

Çok merak ediyorum. Bu kadar eleştirmek yerine neden bazı şeyleri siz yapmıyorsunuz? Anladığım kadsrıyla yeterli bilginiz var.


(Mehmet Göktürk) #19

Ben şu an “kullanıcı” yım. “geliştirici” olarak çalışıyor olsam yaparım. Ancak kullanıcı deneyimi konusunda bir üniversitemizde öğretim üyesi olarak çalışıyorum. Öğrencilerim var işler var projeler var da var. Eskiden yazılım geliştirirdik, openwindows, solaris, irix, vax vms bunlarda hep çalıştık. Detaylı da çalıştık.

"Otobüsten atılacak mıyım şöför bey " :slight_smile: yaya yürü git anlamında mı bu?


(Mehmet Göktürk) #20

Buradan muhtemelen çıkaracağımız sonuç linux/pardus sistemini geleneksel hard core yöntemlerle kullanmaya devam etmekte bir sıkıntı görmüyor camiamız. Buna karşı duran ise camiada sevilmiyor, “kendin yapsana” noktasına gidiliyor. Kullanılabilirlik ve kullanıcı deneyimi konusu bir ürünün başarılı olmasında günümüzdeki en önemli faktörler arasında.

Geçmişte firma tabanlı unix sistemleri (solaris vb) enine boyuna düşünülmüş ve desteklenen sistemlerdi. Daha çok profesyonel kişiler tarafından kullanılan sistemlerde sürekli bir admin desteği de kullanılarak sıkıntısız olarak çalışırlardı.

Misal ben ortak login ve disksiz boot süreçlerini YP (yellow pages) kullanarak yapmıştım diskler de NFS ile monteydi. Şimdi yükledik sistemi iki makineye ortak login nasıl kurulur durumda bir gelişme göremedim.
Altyapı mevcut ancak bunun üstü oldukça zayıf durumda. “bilene” fayda sağlayabilen, bilmeyenin normal vatandaşın ise “kullanmayı” değil ancak olsa olsa “öğrenmeyi” amaçlayabileceği bir yapıya mahkum kalmışız.

Buradan nasıl çıkarız zorluyorum ama tek çaremizin bir APPSTORE yapısı olabileceğine kanaat getirdim. Ayrıca pardus kullanıcı deneyimi iyileştirme ekibi diye bu işten sorumlu bazı arkadaşlar belki edinebilirsek daha yararlı işler yapabiliriz.

Bu benim bahsetmiş olduğum şeyler dokümante edilmiş, literatürün yıllardan bu yana bildiği şeyler. linux camiasında bu denli red görmesi çok anlaşılamıyor. Avukatların hukuk dilinin sadeleşmesini istememesi, hekimlerin tıp dilini sadeleştirmek istememesi gibi bir durum belki de. Hekim kolunu keseceğiz demek yerine kolunu ampute edeceğiz diyor misal.

Kurumsal kullanıcıların çeşitli türleri var. Bunlara adam gibi hitap edebilmek, sadece sabah açılmış tarayıcının akşama kadar üzerinde çalışıp akşam da kapatıp gidecek türde olmayan kullanıcılara hitap edebilmek çok önemli. Bunlar içinde müdürler, öğretmenler, şefler, mühendisler, memurlar, daire başkanları, uzmanlar, teknisyenler, var da var.

Dersiniz ki kurumsal. tarayıcıdan başka birşey yapmıyor. O zaman oradaki inceliklere ve mevcut sorunlara daha derin odaklanmak (EBYS gibi) belki strateji olabilir. İkisinin de yapılması herhalde anlamlı.

O topluluk sürümüdür biz karışmayız denilirse, kişi evindeki makinesine laptopuna işlerinde kullandığı sistemdeki yazılımı yüklemez. Bu durumda microsofta karşı verilen kavgayı kazanamazsınız.

Herkese sevgiler.


(Muhammed YILMAZ) #21

25 yıldan fazla olan tecrübenizle "kullanıcı"ların da katkıda bulunabildiğini bilmeniz gerekir. Hem madem "kullanıcı"yım demekle işin içinden çıkıyorsunuz, o zaman eleştiri işini de "eleştirmen"lere bırakmanız gerekirdi. Siz de pekala biliyorsunuz ki bir şeyleri Pardus’un geliştiricileri haricinde bizler de yapabiliyoruz.

Öte yandan sıkıntı bazı yanlışları görüp geribildirimde bulunmak değil. Körü körüne eleştirmek. “Kırk yıldır söylüyorumi hala yapmadınız” vs. Gördüğünüz üzere Pardus özellikle son zamanlarda ciddi bir gelişim evresinde. Sürekli bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. Körü körüne ikidebir eleştirmek yerine geribildirimimizi yapıp beklemek ya da taşın altına elimizi koymak düşer bize. Ha, biri çıkar da “Bilgim var ama yapmayacağım” ve ya “Bilgim yok”, “ama eksikleri de söylerim” derse geliştiriciler için bu da güzel bir şey. Eksikleri, hataları öğreniyorlar, ne yapmaları gerektiğini farkediyorlar. Ama kimse de haddini aşmamalı.


(Mehmet Göktürk) #22

Yani? nedir? Ben haddimi mi aşmışım?

Usability konusunu mehmet hocayı nasıl forumdan gönderecek noktaya getiririze mi çevirdik? :slight_smile:

Neyin nereye kime katkı yaptığını tartışma yeri burası değil. Gördüğüm kadarı ile usability konusunda pek endişe yok.

Dile getirdiğim budur. kusurum varsa affedin. 2 sene bekledikten sonra DDE’yi o halde görünce verecek başka tepki bulamadım.

Çok güzel olmuş. çalışmalarınızın devamını dilerim…

Buldunuz hocayı tabi şikayet etmek otoriteye başkaldırmak sizin de hakkınız. Buyrun dinliyorum. Siz olsanız ne yaparsınız?

Benim tarzımla ilgili değil de konu ile ilgili acaba neler söylemek istersiniz?