Pardus’un KDE/Qt yerine Xfce/GTK kullanmasını hep yadırgamışımdır. Kullanım kolaylığı ve basitliği ile açıklanabilir; ancak bir değişim için zamanın geldiğini düşünüyorum. Özellikle KDE/Qt tarafındaki son gelişmeler, bunu daha da uygulanabilir kılıyor.
Neden Pardus’u Xfce/GNOME (GTK) yerine Plasma ve Qt’ye geçirelim, KDE bilgi yönetimi yazılımlarını da devlet kurumlarında standart hâle getirelim?
Kısaca: çünkü kamu kurumlarının ihtiyaçları ile GNOME/Xfce’nin tasarım felsefesi her zaman örtüşmüyor.
Xfce hafif ve stabil, düşük donanımlı makinelerde iyi iş görüyor. GNOME ise tutarlı, sade ve “az seçenek = az destek talebi” mantığıyla kişisel kullanımda tercih ediliyor, profesyonel ortamlar için hiç de uygun bir seçim değil. İkisi de GTK tabanlı, modern ve kullanışlı. Ama ikisi de özelleştirme ve merkezi yönetim konusunda daha kısıtlı kalıyor. GNOME özellikle kullanıcıya fazla seçenek vermemeyi bilinçli olarak tercih ediyor; bu bazı yerlerde avantaj, ama devlet kurumlarında farklı iş akışları, farklı güvenlik politikaları ve farklı kullanıcı profilleri olduğunda dezavantaja dönüşebiliyor.
Plasma ve Qt ise tam tersine esneklik ve kontrol sunuyor. Kiosk çatısı sayesinde yöneticiler yüzlerce makinede ayarları merkezi olarak kilitleyebiliyor, menüleri, panelleri, kısayolları ve sistem davranışını kurum politikasına göre sabitleyebiliyor. Dolphin dosya yöneticisi, Okular belge görüntüleyici ve genel araç seti daha profesyonel ve amaca yönelik. Windows’tan geçen personel için arayüz daha tanıdık, öğrenme eğrisi daha düşük. Eski donanımlarda da hâlâ verimli çalışabiliyor. Qt araç takımı ise on yıllardır stabil ve her türlü aygıtta çalışabilen yerel uygulamalar için bir numaralı yazılım geliştirme çözümü, yanına yaklaşabilen başka bir çapraz platform araç seti yok.
En kritik katman ise KDE bilgi yönetimi yazılımları. Almanya’nın Sovereign Tech Fund’ı KDE’ye 1,28 milyon euro yatırdı ve bunun önemli kısmı doğrudan PIM’e gidiyor: IMAP4rev2, WebDAV push bildirimleri, uçtan uca test altyapısı, hesap yapılandırmasının standardizasyonu. Yani e-posta, takvim, rehber ve grup çalışması araçları kurumsal kullanım için güçlendiriliyor. Kendi sunucularında barındırabileceği, açık standartlara dayalı bir iletişim yığını için somut bir adım. Ayrıca, Plasma’ya önümüzdeki aylarda eklenecek merkezi yönetim özellikleri, eminim Bilgi İşlem departmanlarının işini, geçiş sırasında ve geçiş sonrasında çok daha kolaylaştıracaktır.
Dijital bağımsızlık sadece “yerli dağıtım” demek değil. O dağıtımın masaüstü ve grup yazılımı katmanının da denetlenebilir, merkezi yönetilebilir ve dış firmalara bağımlı olmaması demek. Plasma + Qt + KDE bilgi yönetimi yazılımları, bu ihtiyacı GNOME/Xfce’den daha doğrudan karşılıyor.
Şu an geçiş için tam uygun zaman değil; ancak kamu kurumlarında bununla ilgilenen departmanların KDE tarafındaki gelişmeleri takip edip bunu önümüzdeki yayımlanacak sürümlerle teste başlayıp ilerisi için hazırlanmaları için en uygun zaman.
Pardus bir zamanlar KDE’nin önde gelen 3–4 dağıtımından biriydi, yeniden olmaması için hiçbir neden yok.
(Bu yazının taslağı yapay zekâ ile oluşturulup sonra üzerinde düzenlemeler yapılmıştır.)