Neden Pardus Kullanmalıyız Başlıklı Köşe Yazım

Pardus ile ilgili yazdığım makalemi bu linkten okuyabilirsiniz:

Yorumlarınızı beklerim

1 Beğeni

Merhabalar hocam. Yazdiklariniz konusunda sonuna kadar destekliyorum. Yerli ve millilesme konusunda maalesef geriden takip ediyoruz. Pardus bu konuda oluşan açığı fazlası ile kapatabilir. Özellikle savunma, sağlık ve eğitim alanında.

1 Beğeni

Sapla saman bir birine karışmış!

“İslami ilimlerin, kur’an ve sünnetin, hadislerin ve hadis usulünün günümüze kadar değişmeden ve bozulmadan tam olarak gelmesi de yine açık kaynak prensibi sayesindedir.”

Açık kaynağın mantığı, pozitif yönde değişerek gelişmesi yönündedir! Linux çekirdeği sürekli güncellenir, gelişir diye bir örnek vereyim… Bu mantıkta yazıda verilen örnek benzetme dini açıdan yazanı sıkıntıya sokacaktır…

İki konu bir birine karıştırıldıkça Türkiye bu günlere getirildi!

1 Beğeni

Mesele sapla samanın birbirine karışması değildir. İslami ilimlerin gelişmesi de açık kaynak prensibine dayalıdır. Burada sapla samanın birbirine karışmasından ziyade temel yaklaşım aynıdır. Geçmişte önemli zatlar eser yazarken ve bilgi aktarımı yaparlarken herhangi bir menfaat beklememişlerdir. Eğer bir menfaat beklentisiyle hareket edilseydi ilmin bu kadar gelişmesi söz konusu bile olamazdı. Moğol istilası sırasında kütüphanelerin de yanması nedeniyle birçok bilginin kaybolduğunu hepmiz bliriz. Eğer geçmişteki zatlar karşılık bekleyerek yola çıksalardı bizlere moğol istilasının veremediği zararları verebilirlerdir. ilmin ve fennin bugünlere gelmesindeki en önemli etmen açık kaynak prensibi ve karşılık beklememektir. Linux da bu mantığı ölçü almıştır.

Açık kaynağın mantığı pozitif yönde gelişmektir evet doğru. Dini açıdan baktığımızda da herhangi bir sorun yoktur. Alimlerin temel kaynakları baz alarak yaptıkları ictihadlar ve fikir alışverişleri karşılıksız bilgi aktarımı ve açık kaynak prensibi sayesinde gelişerek bugünlere kadar gelmiştir. Bizler için ictihadlar ve farklı görüşler çatışmadan ziyade fıkhi bir zenginleşmedir. temel kaynaklar baz alınarak farklı koşullar için farklı fikirler oluşmuştur ki bu gayet normaldir. Açık kaynak düşüncesi olmasaydı bu kadar bilgiye bu kadar kolay ulaşma imkanımız olmayacaktı.

O zaman şöyle örnek vereyim. üniversitelerde öğrenciler birbirlerine ders, proje ve ödevlerde yardımcı olmasa o alanda kendilerini nasıl geliştirecekler? Her zaman bilgi paylaşmayan bencil öğrenciler vardır ve bunlar er-geç kaybedenlerden olmaktadırlar. Bilgi paylaşmamak bilgi kısırlığı doğurur. Atalarımız “Bilgi paylaştıkça çoğalır” diye ne güzel söylemiş. Bu cümle tek başına açık kaynak ilkesini özetlemiştir. Bunun aksini iddia eden bir insan zaten bu platformda bulunmamalıdır. Bu platformun mantığı bilgi paylaşmaktır.

Benim yazdığım konuyla Türkiye’nin durumunun ne ilgisi var, bunu anlamış değilim. Yazımda herhangi bir gericilik geri kalmışlık ifade eden bir durum yoktur. Tam tersi bilginin gelişmesi ve güçlenmesi tavsiye edilmiştir. Dini boyutta örnek vermek gericilk midir? Aslında Türkiyemizde geçmişte bazı yaftalarla yapılan ötekileştirmeler nedeniyle yapay çatışmalar üretiliyordu. Hem dini bütün olup hem bilimde en ileride yer almak olanaksız sanılıyordu. Şimdi çok şükür öyle bir çatışma ortamı olmadan, kimsenin saçıyla, sakalıyla, örtüsüyle, giyimiyle uğraşmadan insanlar bir şeyler yapabiliyor. Ekonomiden ve geçimden bahsetmiyorum ama günümüzdeki bu olumlu havayı da görmemiz gereklidir. İnsanlar birbirlerine müdahale ettikçe verim azalır. İnsanlar farklılıklarına rağmen kenetlendikçe ve açık kaynak ilkesine göre davrandıkça toplum olarak çok daha iyi yerlere gelebiliriz.

3 Beğeni