Arkadaşlar, merhabalar.
Dün, 6 ay kadar önce müsait bir SSD’ye kurduğum kubuntu, bilgisayarıma bakım yapyım diye etrafta malzeme ararken elime geçti. Daha önce sorunları nedeniyle devam edememiştim, yeniden pardus kurunca onu bir kenara atmışım.
PC açılınca içine düştüğüm keşmekeşi anlatamam. Sorun tam olarak şu:
Birşey yapmak istiyorum, ama onu yapmak için daha önce başka bir sorunu çözmem gerekiyor. Ama o sorunu çözmek için daha önce filanca bağımlılığı kurmam gerekiyor. Ama onun kurulması için daha önce kırık bağımlılıkları düzeltmem gerekiyor…
Bu sonsuza kadar gidecekmiş gibi duran belirsizlik sarmalıyla uğraşıp bitirirsem başka bir tanesi başlıyor. Ben de bunun aslında çok değerli bir veri olabileceğini düşünerek, bunları not almaya karar verdim.
ÖNEMLİ:
-
Anlatacağım şeyler KDE’yi kötülemek için değil, geçmeyi düşünen arkadaşlar nelerle karşılaşabilir, bilgi vermek için. Ama içerikte çok yerde sinirlendiğim görülüyor, görmezden gelin.
-
Bu sorunlar bende ortaya çıktı; sizde olmayabilir.
-
Bu sorunların tamamı sadece KDE ile ilgili değil, ubuntu ile de ilgili.
Başlıyoruz.
Türkçe Dil Sorunu:
Sistemi kurduktan sonra Türkçe dil ile ilgili bazı paketler kurdum, sistem dilini Türkçe yaptım ve klavyeyi de Türkçe olarak ayarladım. Olaya gelin:
Bilgisayar açılırken parola sormuyor. Ancak oturumu kapat dediğimde KDE giriş ortamı benden parola soruyor. Burada parolamı girince kabul etmiyor. Çünkü KDE giriş ekranı klavyemi yanlış görüyor. Ekran klavyesi ile girebiliyorum. Ama onu akıl edene kadar bilgisayarı yeniden başlatarak girmek zorunda kalıyor(d)um.
Tema Ayralarında Ciddi Sorunlar var:
Tema önbelleği mi hemen devreye girmiyor, ya da sorun nedir, anlamadım. Uygulanan tema, masaüstüne hemen uygulanmıyor, önceki ikonlar kalıyor. Hepsi kalsa iyi, bazıları kalıyor bazıları değişiyor.
Keşfet Sorunu:
Keşfet ile bir program kurmaya çalıştım ve hata verdi diyelim. Kapatıyorum. Yeniden açmaya çalıştığımda açılmıyor. Meğer arkaplanda açık kalmış, süreci öldürmem gerekiyormuş. Durumu farkedene kadar sistemi yeniden başlatarak çözüm arıyordum.
Kurucu uygulamalar kullanışlı değiller ve kullanıcıyı bir hataya karşı uyarmıyorlar:
Herhangi bir deb dosyası kurulamıyor. Kurulmaya çalıştığında keşfet, QApt yükleyici ve GDebi donuyor, hiçbirşey yapmıyor. Hata mesajı vermiyor. Sorunun ne olduğunu kimse bilmiyor ve öööööyle bana bakıyor, ben de ona bakıyorum. Terminalden dpkg ile kurmaya çalıştığımda, kurmaya çalıştığım programların önemli bir gereksinimi nedeniyle çakıldığını farkediyorum: policykit-1. Yahu tamam da, ben Pardus’ta bunu kurmama gerek yok ki? Zaten debian’da var o? Kubuntu’da neden yok?
Bu kurucu uygulamaların takılması, onun başka bir uygulamayı kurmak için bir daha kullanılamayacağı anlamına geliyor; ta ki arkaplanda takılı olduğunu akıl edip susturana kadar. Akıl edemezsen (artık biliyorsunuz) sistemi devamlı yeniden başlatıp durursunuz. Tamam, bu benim acemiliğim kabul. Ama sıkıntı neyse söylesene mübarek!!!
Gdebi’nin Uygulamalara Yerleşmemesi:
Gdebi, bir deb dosyasını kurmak için varsayılanlar’a alınamıyor. Uygulamalarda da görünmüyor (synaptic ile kuruldu). Onu çalıştırmak için terminale “sudo gdebi-gtk” yazmanız gerekiyor. Uygulamalar içerisinde yok kendileri.
Gdebi, gdebi-gtk komutuyla açılıyor. deb kurarken donuyor ve hiçbirşey yapmıyor. Sistem monitöründen kill yapamıyorum, çünkü orada yok! Onun yerine “console” yazan bir süreci bulup şansa durdurunca kapandı. (console ama hangi uygulamanın console’ü?)
Varsayılan Ekran Görüntüsü Aracı Gübre Gibi:
Varsayılan olarak gelen ekran görüntüsü aracı, kenarlara anlamsız şekilde boş alan (marjin) bırakıyor. Diğer ekran görüntüleri af buyrun “gübre” gibi. Keşfet’te adam gibi (benim istediğim gibi) bir tane ekran görüntüsü aracı yok.
Keşfet’in Sorunları Bitmiyor:
Keşfet sorunlu. Programların karşısında “yükleniyor…” ibaresi var ama yükle butonu bir türlü gelmiyor. Aranan program bulunamıyor. Bir de sağolsunlar(!) bizim çevirmenler programların “adlarını da” çevirdikleri için iyice “gübümgübre” bir durum ortaya çıkıyor. Sayın çevirici takım, yazılımların adlarını neden çeviriyorsunuz acaba sorabilir miyim? Aranızda adı “Çağrı” olan bir arkadaş varsa, “Call” demem hoşuna gider mi? Kaç yıldır “Johannes” diye aradığım uygulamayı niye “Yahya” yapıyorsunuz? Öyle "daha Türk "ya da “daha Yerli” mi oluyor? Sebep olduğunuz sorun şu:
Bilgisayarıma bir program kurdum. Programın adı “Amiral Battı”. Hakkında menüsünü de, adını da direkt çevirdiğiniz için internette o uygulamayı bulamıyorum (gerçek adını bilmediğim için). Yaptığınızı beğendiniz mi? Orjinal adı koruyun ki, kaynağa ulaşabilelim.
Çöp Kutusu Skandalı:
Bu, gelişmiş bir DE için skandal! Daha şimdi ilginç birşey oldu. Masaüstündeki çöp kutusuna sağtık–> çöp kutusuna taşı dedim yanlışlıkla. Kısayol yok oldu. Gerçekten “İPTAL” insanlar bunlar. Çöpün contex menüsüne neden “çöp kutusuna taşı” diye seçenek koyuyorsun ki? Çöpe sağtık yapılınca ne olur? Çöpü boşalt falan çıkar. Değil mi?
Çöpe çifttıklayıp dosya yöneticisi ile açıyorum. Hiçbir yerde “çöpü boşalt” seçeneği yok. Sol panelden çöp simgesine sağtık yapmalısın…
ctrl alt delete varsayılan olarak görev yöneticisine ayarlı değil:
Tamam da neden? O bana lazım? Bize lazım? Milyonlarca kullanıcıya lazım? Niye kapatma seçenekleri geliyor? Ben onu görmek istemiyorum? Bir sorun durumunda arkaplanda çalışan uygulamalara direkt düşmem gerekiyor.
Bu satırları yazana kadar iyice sinirden şiştiğim için nasıl çözüm üretileceğini araştırmadım arkadaşlar. Belki yapılıyodur, inanın umrumda değil ve bunu burada bıraktım. Belki de o PC’yi kapat menüsünde bir köşede vardı o özellik, ama ben çatlamaya geldim.
İkon Takımı ve Tema Setleri:
Adam gibi bir ikon takımı ya da tema seti yok. Tam buldum diyorsun, yüklenirken yan yattı çamura battı gibi hatalar veriyor. Hata penceresini çarpıdan kapatınca yeniden açılma döngüsüne giriyor (kapatıyorum yeniden açılıyor, kapatıyorum, yeniden açılıyor).
İçerikteki hemen hemen tüm temalar;
-
Amatörler tarafından yapılmış. Hiç mi aranızda grafiker, sanatçı şu bu yok. Bu kadar mı çaresiz, fakir bir topluluğuz biz. (Bunca yıl geçti be abi? Bir organizasyon fikri, bir planlama, fizibilite?)
-
Birçoğu hata içeriyor. Yapan arkadaşlar tam yapamamış. İnsandır, olur. Ama hata varsa bunları loglayıp oradan kaldırsanız olmaz mı?
-
Eksikler. Örneğin bir ikon teması buldunuz. Milyonlarca sayfayı tek tek gezmeniz lazım, o ayrı. Tam buluyorsunuz ve kuruyorsunuz. Eksik abi. 15-20 tane klasör ikonu yapmış, eee? gerisi yok. Bazı sistem temalarının tanıtım fotosunu koymuşlar. Bakıyorsun heh tamam bu bana göre diyorsun. Kuruyorsun hiç de öyle değil. Ayarları karıştıra karıştıra değirmenci Ali’nin kör beygiri gibi dönüyorsun. Olmuyor, o tasarımcının yaptığına hiç benzemiyor.
Bu arada hatırlatıyorum, sistemi adam edene kadar saatleriniz geçiyor bakın, dikkatinizden kaçmadı değil mi?
Panel Ayarları Çok Sınırlı:
Panel kullanıcının eli ayağıdır. Terminal gibidir. Buranın rahat ayarlanabilir olması ve mümkün mertebe fazla ayar/seçenek barındırması şart. Şu anda XFCE kullanıyorum, ondan daha pro seviyede. Ondan daha rahat ayarlanıyor. Ondan daha kolay anlaşılıyor (öğrenme eğrisi daha yumuşak). Abi nasıl oluyor bu?
Masaüstünde Çöp, Ev vb yok:
Kendin ekliyorsun ve eğreti duruyor. Çirkin duruyor. Bu arada şunu mutlaka söylemem lazım: klaörlerin köşelerindeki ilginç fonksiyon butonları ya da her neyse, hem gereksiz, hem de yanlışlıkla tıklamaya çok müsait.
Dosya Yöneticisi Root Açılamıyor:
Açılıyor da, ama nasıl? Bana sorun onu… Ya da Yapay Zekaya… ![]()
Biraz Konu Dışında: KDE Uygulamaları
%80’i çöp uygulama arkadaşlar. Bakın hemen saldırmayın. Bu benim şahsi görüşüm değil. Orada gördüğünüz uygulamaların en dikkat çekenleri üşenmedim tek tek Pardus’a kurdum, denedim. Sonuç: Yapmasalar da olurmuş!
Ama lafım tümü için değil. Gerçekten önemli birkaç yazılımları var. Güzeller.
KDE’nin iyi tarafları:
Bakın arkadaşlar ben dürüst bir insanım. Buraya toksik yorum yazmaya gelmedim. Birşey neyse onu direkt söylerim. KDE’yi severim, ama yukarıdaki durumlar canımı çok sıkıyor.
Diğer taraftan çok iyi yönleri var.
KDE’li bir sistemi açtığımda “karşımda gerçek bir sistem açıldı” hissi veriyor. Daha ciddi, düzgün bir yapı var. Güven veriyor.
Ayarlar menüsü yapılandırması çok iyi, windows’la yarışır durumda ve hatta daha üstün.
Dosya yöneticisi Dolphin,
linux camiasının görüp göreceği en iyi dosya yöneticisidir, bu benim yorumum değil. İnanmazsanız kullanın. Her yeri ayar, her yeri seçenek. Ayarlar içinde boğulmak istemiyorsanız kullanmazsınız olur biter. Şu anda XFCE’nin sol panelinde disklerin kaçta kaç dolu olduğunu göremiyorum. Ama Dolphin bana hepsini yüzde çubuğu ile gösteriyor. Bu, memnun kaldığım yüzlerce özelliklerden biri ve en önemli olanlarından biri yani.
İnanılmaz hızlı:
XFCE ile yarışıyor, hatta birçok noktada solluyor. Nasıl olduğunu niye olduğunu bilmiyorum. Ama eskiden bununla uğraşmak ölümdü arkadaşlar. Ama şimdi çok hızlı, çok pratik.
Daha fazlası var, ama ben yazmaktan yoruldum.
Buraya kadar okuduysanız, tebrik ederim. Bazılarınız için biraz sıkıcı geldiyse özür dilerim. Ama bu yorumlar ilerde işinize yarayabilir.
Aramızda KDE kullanıp bunları sorun etmeyen ya da çözümlerini bilen varsa buraya yorum olarak yazarlarsa sevinirim. SSD’yi silmedim. Ama gelen önerilerle üzerinde çalışmaya devam edebilirim.
İyi çalışmalar dilerim.