cyborgadvance
(Mehmet Mert Büyükbezirci)
Şubat 10, 2026, 7:14ös
9
İyi bir yazılımcı olmak için kendinize bir alan seçmelisiniz. Yazılım deniz derya bir yer. Web programlama, oyun geliştirme, mobil uygulama geliştirme, gömülü sistemler ve sayamayacağım daha bir sürü alan var. Bunu yapmadığınızda hangi konuda kendinizi geliştireceğiniz konusunda kararsızlık yaşarsınız.
Her şeyi öğrenmek diye bir şey yoktur. Bilgi miktarı sonsuz gibi bir şey. Yazılımın temellerini öğrendiğinizde başka alanlara kolayca geçiş yapabilirsiniz. Bir programlama dilini öğrendiğinizde başka bir programlama dilini öğrenmeye çalışmak daha kolay olacaktır.
Masaüstü uygulaması geliştirmek için Python iyi bir başlangıç. Buradan devam edebilirsiniz.
Sıfırdan bir işletim sistemi geliştirmek hiç akıl karı bir iş değil. İşletim sistemi oldukça kompleks ve içerisinde yüzlerce bileşen barındırıyor. Yapsanız bile bu sefer yazılım desteği olarak sorun yaşayacaksınız. Pardus’un Linux tabanlı olmasının sebebi budur. Bununla ilgili forumda güzel bir yazı buldum:
En birincisi ve akıldan en uzağı : “Niçin Linux çekirdeği kullanıyorsunuz?” Bu mevzuya şöyle yaklaşalım: Eğer Linux çekirdeği kullanmayalım diyeceksek kendimiz yazacağız değil mi? Doğru. Elbette bizim malımız olsun. Peki bunun maliyeti nedir? Hiç düşündük mü? Linux çekirdeği 1991 yılından beri geliştiriliyor, hala geliştirilmektedir. Yani 2017 yılı için üzerinden 26 yıl geçmiş. Ve şu an itibariyle 20.000.000 (20milyon, o kadar çok sıfır var ki bir de göze az görünsün diye yazıyla yazdım) satır kod ihtiva ediyor. Peki bu çekirdeği 26 yılda kaç programcı, proje yöneticisi, test uzmanı… toplamda kaç kişi bu duruma getirdi dersiniz. Bu rakam resmi sitede zikredilmemiş lakin, 10.000(on bin)lere yakın gönüllü insanın çalıştığı tahmin ediliyor. Bizim “ille de çekirdeğimiz de bizim olsun” ısrarımızın maliyeti ne olur? 20Den fazla yıl, bir sürü personel ve çok ciddi bir maliyet. Maliyeti kestirmek mümkün değil. Sonra gönüllü insanların ulaştırdığı bir noktaya ücretle çalışacak insanların ulaştırıp ulaştıramayacağı bilinmiyor. Yazılım projelerinin ancak %20-30u başarıya ulaşıp geri kalanlarının hüsrana uğradığı da hesaba katılırsa ortada böyle bir ürün varken niçin bu badireleri ve maliyeti göze alalım.
Bir düşünün dünya yazılım devi Google sunucularında Linux kullanıyor. Cep telefonu yazılımının (Android) çekirdeği Linux. Koskoca Google niçin yeni bir çekirdek yazdırmıyor da olanı kullanıyor. Cevabı çok açık ortada çok mükemmel bir işletim sistemi çekirdeği varken böyle bir işe girişmeyi akıl işi olarak görmüyor.
Sonra donanım üreticileri (modem, switch, firewall, router vs.) bir sürü cihaz niçin Linux çekirdeğini tercih ediyor? Çünkü onlar çekirdeği de biz üretelim deselerdi cihazı 3-4 kat daha fazla maliyetle satın alıyor olacaktık.
Sizin bu konuda böyle bir fikriniz olabilir. Lakin hayat böyle devam etmiyor. Pratikteki yöntem bu. Ortada hazır, güzel, açık kaynak bir çözüm varken kimse yeniden keşfetmiyor, keşfetmeye uğraşmıyor.
İkincisi: “Niçin Debian tabanlı bir dağıtım yaptınız?” Aslında “Niçin Debian tabanlı?” suallerinin de temelinde niçin temel bir dağıtım yapmıyoruz fikridir. Yani o kadar milliyetçiyiz ki dağıtımımız bile yerli olsun. Başkasının üzerine bina edilen olmasın. Sıfırdan oluşturalım. Şimdi biraz Debian dağıtımından bahsedelim.
Debian Dünya’nın çeşitli bölgelerindeki gönüllüler tarafından hazırlanan tamamen özgür bir Linux dağıtımıdır.
Dünyanın en büyük masaüstü dağıtımlarından olan Ubuntu, Mint gibi dağıtımlarda Debian tabanlıdır. Bu da niçin tercih edildiğine dair bize bazı fikirler veriyor.
Şu an itibariyle 43.000’in üzerinde tamamen özgür paket desteği ile gelmektedir. Bu ne demek oluyor? İnsanların kullanmak isteyecekleri programların çoğunu deposuna eklemiş oluyor. İhtiyacımızın büyük bir kısmını karşılayan bir dağıtım haline gelmiş bir dağıtım. Kalan kısmı için ise web sitelerini veya diğer dağıtımların depolarını (ubuntu, mint) kullanabiliriz.
Bu Debianı çok güçlü kılıyor. Zaten iki büyük dağıtımdan birisi. RedHat ve Debian. RedHat’in ticari bir sürüm olduğu düşünüldüğünde “Debian açık kaynak ruhunu koruyan temel dağıtım” olarak öne çıkıyor.
Evet yerli bir dağıtım oluştururken ya 43.000 (43bin) adetle ciddi paket desteği olan bir dağıtımı esas alacaktık. Veya da sıfırdan dağıtım oluşturacaktık. Eğer 10-15 yazılımcı ve sistemciniz varsa arkanızda da bir kominiti yoksa nasıl bir dağıtım yapılmaya kalkılır? Bunun cevabını Pardus(eski pardus, Şimdilerde Pisi Linux) aldı. Nerede? Akıllı tahtalarda… Geliştirici ekip 2003’den beri üzerinde çalıştıkları Pardus’a 2013 yılında hala akıllı tahta desteğini kazandıramamışlardı. Neden eski Pardus’la devam edemediğimizin cevabı olmuyor mu bu… Çözüm ise alel-acele de olsa yerindeydi. 10-15 kişilik bir ekiple dağıtım yapamazsınız. Yaparsanız da çuvallarsınız. Nitekim çuvalladık. Neyse ki ani verilmiş de olsa karar yerindeydi ve Debian tabanına geçildi.