Kamuda ve Özel sektörde pardus kulanımı

Arkadaşlar, kamuda bazı önemli kurumlarımız Pardus kullanıyor. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde akıllı tahtalarda Pardus tercih ediliyor.

Ancak genel tabloya baktığımızda hâlâ ağırlığın ABD merkezli Microsoft ürünlerinde olduğu açıkça görülüyor. Pardus kullanılan akıllı tahta sayısı da sınırlı kalmış durumda.

Daha dikkat çekici olan ise şu:
Milli İstihbarat Teşkilatı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki istihbarat birimleri, siber suçlar birimleri ve Adalet Bakanlığı gibi kritik kurumlarda Pardus yaygın olarak kullanılmıyor.

Milli Savunma Bakanlığı tarafında ise kullanım oldukça sınırlı; örneğin sadece askere alma daire başkanlığı gibi daha dar alanlarda yer alıyor. Genelkurmay Başkanlığı gibi kritik yapılarda ise neredeyse hiç yok.

Bu durum insanı düşündürüyor:
Bizim mühendislerimiz ve yazılımcılarımız gerçekten yetersiz mi, yoksa hâlâ alışkanlık gereği Windows ekosistemine bağımlı kalmaya mı devam ediyoruz?

Aynı durum özel sektörde de geçerli. Türkiye’de geliştirilen birçok yazılımda Pardus desteği bulunmuyor. Peki neden?

Bu konu üstünde ciddiyetle durulması gereken bir konu. Benzer bir soru ve serzenişte bulundum bugün sosyal medyada (yine yeniden).

Devlet birşey için çabalıyor. Onlarca yüzlerce insan emek verip ürün ortaya çıkarıyor ama devletin diğer kademeleri işi gerektiği gibi sahiplenmiyor.

En yaygın kullanan kurum MEB. Onun da en yaygın kullandığı alan Akıllı Tahtalar. Evlatlarımızın da Pardus’la ilk teması burası.

Bir kaç ay önce oğlumun sınıfında ki akıllı tahtaya Pardus kurulmuş. (Oğlum 1. Sınıf) Öğretmeni veli toplantısında öğretmen olan başka bir veliye yüzünü ekşiterek “Size de pardus kurdular mı?” diye yüzünü ekşiterek şikayet etti.

O gün polemiğe girmedim. Üzerinde durmadım.

Ama geçen hafta oğlum geldi “Bizim bilgisayarlarda neden Windows yok” dedi. 2-3 yıldır bilgisayarlarımda tek işletim sistemi olarak Pardus var ve sorunsuz kullanıyorum. Eşim de kullanıyor. Çocuklarım da kullanıyor.

Bu soruyu garipsedim ve “Şimdi bu nereden çıktı” diye sordum.

“Öğretmenim Pardus kullanamadı. Windows yükletti. Ben Pardus yerli dedim. Öğretmenim Windows da yerli dedi” diye cevap verdim. Öfkelendim ama belli etmedim.

Neden kullanamadı öğretmenin diye sordum. Düzgün çizgi çekemedi vb bişey dedi. Kullandıkları ofis yazılımlarında ya da dokunmatik uyumunda bir sıkıntı mı var?

Yoksa sadece alışkanlıklarını değiştirmek istemediklerinden ve yeni şeyler öğrenmeye açık olmadıklarından mı böyle yapıyorlar bilmiyorum ama öğrenmek istiyorum artık.

Öğretmenlerimiz bile böyle davranırsa, milli bilinci vermeye çalışmaz ise, milli olanın, yerli olanın arkasında durmaz ise, milli olanı, yerli olanı çocuk öğretmenine karşı savunmak durumunda kalır ise bu işleri nasıl yaygınlaştıracağız, anlamıyorum ve kızgınım.

Öğretmenlerin kullanımı için gerekli uygulamalar da sorunlar var ise diğer bütün işler geri bıraklılıp bu uygulamalar düzeltilmeli. Pardus akıllı tahta sürümünün MEB’de ki akıllı tahtalar ile uyumluluk sorunu var zar ise acil olarak bu çözülsün. Sonuçta MEB’in elindeki akıllı tahtalar belli, donanımları belli. Bunlara göre tam optimize edilebilir Pardus.

Yok eğer sorun tamamen insan faktörü ise öğretmenlerin, okul idarelerinin ve personellerinin insiyatifine bırakılmasın bu iş.

Daha sınıfta ki akılı tahtalar için benimsetemiyoruz. Emniyete, Savunma Bkanlığına vs nasıl geçeceğiz. ://

3 Beğeni

Başka bir başlıkta bir öğretmen beyefendi yazıcı sürücüleri ile ilgili yaşadığı sıkıntılardan bahsetmiş. Meb’in elindeki akıllı tahta envanterinin, marka ve modelleri belli, Meb’de ki yazıcıların marka ve modelleri belli. Bunların dökümü MEB’den istenir. Olası kombinasyonlar belirlenir. En yaygın kullanılan kombinasyondan başlamak süretiyle tam optimizasyonu yapılır ve işletim istemi ek bir çaba gerektirmeden otomatik olarak bu cihazlarda tam uyumlu çıkacak şekilde kurulur. Olması gereken budur. Olmayacak işler değil bunlar. Bu öğretmen beyefendi şimdi bu sorunu çözmeye uğraşmaya bilirdi. Aynı sorunu yaşayan başka bir çok öğretmen işin kolayına kaçıp bunu silip windows yükleyin diyecek.

1 Beğeni

Asıl da Muammer bey Yapılcak Basit Devlet mazeme ofis ihaleye çıktıgın da bunu şart koşucak Linux uyumlu cihaz alınması şartıyıla diye şart koyucak aslında liginiz için de teşkkürederim

3 Beğeni

Windows gibi yabancı menşeli işletim sistemlerinin kamu kurumlarında kullanılması, veri egemenliği ve siber güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. Bu sistemlerin kapalı kaynak yapıda olması, arka planda hangi verilerin işlendiğinin tam olarak denetlenmesini zorlaştırıyor.

Kritik soru şu: Bu sistemlerin veri toplamadığına veya topladığı verilerin başka ülkeler tarafından kullanılmayacağına dair kesin bir garanti var mı? Özellikle olası bir kriz, savaş veya siyasi gerilim durumunda bu bağımlılık ciddi riskler oluşturabilir.

Bu nedenle, kamu sistemlerinde mümkün olduğunca yerli ve açık kaynak çözümlere yönelmek, veri güvenliği ve bağımsızlık açısından daha stratejik bir yaklaşım olacaktır. haksız mıyım yani kod kaplı kimle nasıl bizle iligili bilgi gidiyor bilmiyoruz dimi

Windows gibi dış kaynaklı bir işletim sisteminin kamu kurumlarında kullanılması beni düşündürüyor. Bu sistemlerin hangi verileri topladığı ve bu verilerin başka ülkeler tarafından kullanılıp kullanılmadığı konusunda kesin bir garanti var mı?

Özellikle olası bir savaş ya da kriz durumunda, bu verilerin farklı amaçlarla kullanılmayacağının güvencesi bulunuyor mu? Bu belirsizlik, kamu verilerinin güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturabilir.

Ayrıca siber savunma alanında da önemli açıklar olduğunu düşünüyorum. Dış kaynaklı yazılımlara olan bağımlılık, sistemlerin kontrolünü zorlaştırmakta ve güvenlik risklerini artırmaktadır.

Nitekim 2024 yılında yaşanan küresel Windows krizi, bu bağımlılığın ne kadar riskli olduğunu açıkça göstermiştir. Tek bir hatalı güvenlik güncellemesi nedeniyle milyonlarca sistem çökmüş, havacılık, sağlık, bankacılık ve kamu hizmetleri dünya genelinde aksama yaşamıştır.

Bu tür olaylar, merkezi ve dışa bağımlı sistemlerin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koymakta ve kritik altyapılarda daha bağımsız, denetlenebilir çözümlere yönelmenin önemini göstermektedir.

1 Beğeni

Devlet bunun farkında ve zaten tam da bunun için Pardus ve diğer bir çok proje var. Sadece yolun henüz başındayız.

Kamu yazılım ihale ve alımlarında yerli ve açık kaynak yazılımların tercih edilmesi, ancak mümkün olmadığı durumlarda yabancı yazılım kullanılmasına yönelik birden fazla kez yönetmelik ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayınlandı.

MEB yeni 30 Nisan’a kadar eğitimlerinizi tamamlayın, Pardus kulanın diye yazı yayınlamış.

Kamuda üst memurların ve savunma sanayiinin bilgi güvenliği için whatapp yerine “İLETİ” isimli özel ve ekstra güvenlikli (BİP’ten vs farklı ek güvenlik prosedürleri var) yapıldı ve kullanıyor.

Askerin, jandarmanın ve emniyetin tüm ağ alt yapısı donanım seviyesinde yerli. Blok routerlar bile tübitak/aselsan üretimi aletler.

Bize 5G alt yapısının bu kadar geç gelmesinin sebebi bu iletişim alt yapısını tamamen cisco ve huawei’ye teslim etmemek için yerli ULAK alt yapısının hazır olmasının beklenmesi idi.

Örnekler çoğaltılabilir.

Yani ülkemiz durumun ve milli güvenlik açısından öneminin farkında. Birşeyler yapıyor, yapmaya çalışıyor ama henüz olması gereken hızda ve kapsamda değiliz.

Bizim de bireyler olarak üzerimizde sorumluluk var. Bireyler olarak bizler de sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz bu mücadelede.

Ana mail hesabım Yaani. Çok mu iyi? Değil. Ama sunucuları Türkiye’de. Veri Türkiyede. Şirket Türkiye Varlık Fonu’nun şirketi.

Sosyal medya NSosyal. Drive hizmeti Dosyanus. İşletim sistemi Pardus. Anlık Mesajlaşma Bip. vs vs . Aslında bir çok şeyin daha çok bizden olan alternatifi var. Bireylerin bizden olanı, yerli olanı, milli olanı günlük tercihlerinde kriter haline getirmesi lazım. Bu dipten gelen talep, arz üretmeyi de mecbur kılar. Herşey devlettin tepeden dayatması ile olmak zorunda değil yani aslında. Vatandaş tercih ve taleplerini bir miktar değiştirse işler daha çabuk değişecek.

Umutsuz olacak bir durum yok. Güzel şeyler oluyor ama yavaş oluyor. :confused:

2 Beğeni

yorumunuz için çok teşkkürederim verdiginiz bilgi içinde teşkkürederim

1 Beğeni

Vallahi ben kendi adıma sevdim sizin gibi bu konular la gerçekten ilgilenen insanların olmasına ben gerçekten sevdim muammer bey tek olmadığımı görmüş oldum

2 Beğeni

Hocam bizim gibi çok var şükür ki. Bizim gibilerden öte bu işlere gönül vermiş, Pardus gönüllü ekibinde katkıda bulunan, doğrudan Pardus ekibinde çalışan nice insan var. Çok farklı alanlarda yurtdışında çok iyi imkanları, dev şirketlerde milyonluk maaşları bırakıp gelmiş, hayatını bu işlere adamış insanlar var. Onların gayretleri ile oluyor ne oluyorsa. Hepsine buradan şükranlarımı sunarım, işlerinde kolaylıklar dilerim. Takozlar da var malesef. O takozlarında azalarak tükenmesini dilerim.

Biz düş vatandaş olarak taleplerimizi iletmeye devam etmeliyiz. Elimizden geldiğince yapılan işleri desteklemeliyiz. Çaba göstereni takdir etmeyi, cesaretlendirmeyi, el üstünde tutmayı bilmeli; umut kırmaya çalışana, sadece bir işin neden olmayacağını anlatmayı bilen takozlara da itiraz etmeye devam etmeliyiz.

Umursayanlar, çalışanlar oldukça güzel şeyler olur. Benim ümidim yüksek.

2 Beğeni

çok haklısınız kesinlikle onlar pabuç bırakmamak lazım bizim gibiler in sayısı artıkça daha güzel şeyler olacak

Bakın Ben Bugün bir Haber okudum Fransa kendi linux sistemin kullanıcını açıkladı kırtik yerler de kamu tamamın da Linux geçiş kararı aldı

1 Beğeni

aynen öyle darısı bize

verdiğiniz bilgi için teşkkürler

Sorunun büyük kısmı alışkanlıkların bırakılamamasıdır.
Yeniliğe kapalı olanlar var.Ayrıca bazı programların paketlenmesi gerekliliği var.Özellikle MEB için MEB PARDUS PAKET BÖLÜMÜ açılmalıdır.Özellikle yazıcı ve tarayıcı programları tıkla kur mantığı ile olmalıdır.Pardus yüklenmiş tahtalara öğretmen kafasına göre windows kuramamalıdır.Bu iş böyle giderse hiçbir zaman yerli sisteme geçemeyiz.Sistem yöneticileri ve okul bilişim teknolojileri öğretmenleri bu konuda uyarılmalıdır .Pardus

1 Beğeni

Bizim 20 yıl önce ayıkıp başladığımız işe Fransa yeni uyanıp başlamış. Bunda Avrupa-ABD geriliminin etkisi var. O gerilim olmasaydı mutlu mesut ABD tekelinde devam ederlerdi. Biz de o rahatlık hiç olmadığı için erken yola çıktık ama yavaş yürüyoruz. Fransa bakalım ne hızda ilerleyebilecek.

2 Beğeni

Asılda Devlet Mazeme Ofis Alım yaparken Şunu Şart Koşacak Linux uyumu Yazılım Donanım alınması şartıyla diye bu şart olsa Pardus yaygınlaşması O kadar kolaylaşırki Önemli olan stratejik yerlerde Pardus Kulanım Benim bildiğim Arkadaşlar Bunu Bir millet vekilimiz soru önergesi olarak meclise sundu Pardus Genel kurmaya Başkanlığın da Milli istihbarat teşkilatın da Büyük Millet Meclisin de Emniyet Genle Müdürlünde İstihbarat daire Başkanlığın da Kulanılmıyor en önemsili Bizim Askeriyemiz de Yagınlaşmadı Ha Kulanan kurumlar varmı Var Milli savunma Bakanlı Asker Alma Daire Başkanlığı Milli Eğetim Akıl Tahtaların Bazılarında Çok yaygın olmasa da İstanbul su kanalizasyon gibi kurumlar Önemli olan benim fikrim görüşüm Pardusun Stratejik yerler yer alması Örenek MİT gibi Örenk Emniyet İstihbarat daire Başkanlıgı gibi

Arkadaşlar,

Ben yazılım alanında çalışan biriyim. Gerektiği noktalarda yapay zekâ teknolojilerini de aktif olarak kullanıyorum. Bu nedenle hem teknik hem de stratejik açıdan konuyu değerlendirme şansım var.

Şunu açıkça görüyorum: Almanya, İsveç, Norveç, Hollanda ve Fransa gibi ülkeler, yıllardır kapalı kaynak kodlu sistemlere olan bağımlılığı azaltma yönünde ciddi adımlar atıyor. Bunun temel nedeni sadece maliyet değil; veri güvenliği, dijital egemenlik ve sürdürülebilirliktir.

Kapalı kaynak yazılımlar, dışa bağımlılığı artırır. Sistemlerin nasıl çalıştığını tam olarak bilemezsiniz, verilerin nasıl işlendiği konusunda ise çoğu zaman kesin bir şeffaflık yoktur. Bu durum özellikle kamu kurumları ve kritik altyapılar için ciddi bir risk oluşturur.

Açık kaynak çözümler ise denetlenebilirlik, esneklik ve bağımsızlık sağlar. Bir ülkenin kendi teknolojik altyapısını kontrol edebilmesi, sadece teknik bir tercih değil; aynı zamanda stratejik bir gerekliliktir.

Bu yüzden gelişmiş ülkelerin attığı bu adımlar tesadüf değil. Aksine, uzun vadeli güvenlik ve bağımsızlık politikalarının bir parçasıdır. Ülkemizin Stratejik Kurumların da Özelikle kullanılması Şart Özel sektörde Kullanılması Şart Ya Endüstriyel Casusuluk Diye bir kavram var günümüz de Veri Korunması savunulması Diye bir kavram var Veri Hırsızlarız Diye bir şey türe bu ara Arkadaşlar Kısacası Pardusun hem Kamu hem Özel sektörde Yer alması şart ve zorunlu bir Gereksinim

Arkadaşlar,

Bir an durup şu soruyu sormak lazım: Kullandığımız sistemler gerçekten bizim kontrolümüzde mi?

Günlük kullanımda bu soru çok kritik görünmeyebilir. Ancak konu kamu kurumları, kritik altyapılar ve ülke güvenliği olduğunda işin rengi tamamen değişir. Çünkü burada mesele sadece bir işletim sistemi seçmek değil; verinin kimde olduğu, sistemin kim tarafından kontrol edildiği ve gerektiğinde ne kadar bağımsız hareket edilebildiğidir.

Bugün gelişmiş ülkeler bu konuyu çoktan fark etmiş durumda. Almanya’dan Fransa’ya, Hollanda’dan İskandinav ülkelerine kadar birçok ülke, kapalı kaynak yazılımlara olan bağımlılığı azaltmak için ciddi adımlar atıyor. Çünkü kontrol edemediğiniz bir yapıya tam anlamıyla güvenemezsiniz.

Kapalı kaynak sistemlerde şeffaflık sınırlıdır. Arka planda neler çalıştığını bilemezsiniz. Bu durum bireysel kullanımda tolere edilebilir; ancak devlet kurumları, güvenlik birimleri ve kritik veri işleyen yapılar için bu belirsizlik ciddi bir risk anlamına gelir.

Özellikle Milli İstihbarat Teşkilatı, Genelkurmay Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumlar açısından konu doğrudan milli güvenliktir. Bu seviyede kullanılan sistemlerin dışa bağımlı olması, teknik bir tercih değil, stratejik bir zafiyet oluşturabilir.

İşte tam bu noktada Pardus devreye giriyor.

Pardus, sadece bir işletim sistemi değil; denetlenebilir, geliştirilebilir ve kontrol edilebilir bir yapı sunar. Açık kaynak olması sayesinde şeffaflık sağlar, ihtiyaçlara göre uyarlanabilir ve en önemlisi dışa bağımlılığı azaltır. Bu da onu alternatif olmaktan çıkarıp stratejik bir araç haline getirir.

Aynı durum özel sektör için de geçerlidir. Şirketlerin verileri, ticari sırları ve operasyonel süreçleri her geçen gün daha dijital hale geliyor. Bu verilerin kontrolü, rekabet gücünün doğrudan bir parçası haline gelmiş durumda. Kendi altyapısını kontrol edemeyen bir yapı, uzun vadede ciddi risklerle karşı karşıya kalır.

Konuya “hangi sistem daha iyi” şeklinde bakmak eksik kalır. Asıl mesele; kontrol, güven ve bağımsızlıktır.

Bugün zor gibi görünen değişimler, yarın standart haline gelir. Bu yüzden Pardus’a bakış açısını bir alternatif olarak değil, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görmek gerekir.